
Onurlu Duruş Herkese Yakışmaz!
Bazı insanlar, onurlarını koltuk sevdasına, şahsi çıkarlarına veya iktidar nimetlerine feda edebilirler. Ancak siz, aday olmama kararınızı bir zayıflık ya da yenilgi olarak değil, bir ilke meselesi olarak verdiniz. Gayrimeşru bir yapıyı meşrulaştırmamak adına kenara çekilmek, ancak halkın sevgisini kazanmış, kalplerde taht kurmuş bir liderin gösterebileceği bir iradedir.
Bugün sizi eleştirenler, meydanlarda sizi küçümsemeye çalışanlar, aslında kendi korkularını bastırıyor. “Aday olursa millet yüzüne tükürür” diyenler, yarın sokaklarda yürüyemez hale gelecek. Bu halk, hırsızları, namussuzları tanır; zamanı geldiğinde de gereken cevabı verir.
Ama siz geri çekilmiyorsunuz; siz büyüklük ediyorsunuz. Ülkede sokaklar “it”siz kalsın diye feragat ediyorsunuz. “Eğer kazanırsa bu ülkeyi terk ederim” diyenlerin aslında nasıl bir pazarlık içinde olduğunu herkes biliyor. Bugün kendilerini kurtarmak için her türlü kirli tezgâhı kuranlar, sarayla el sıkışmaya hazır olduklarını açıkça gösteriyorlar.
Hukuk, adalet ve dürüstlük söylemini kendi çıkarları için kullananlar bilsin ki hiçbir şey karanlıkta kalmaz!
Bu mücadele, günü kurtarmak için değil, geleceği kazanmak içindir. Doğru duvar yıkılmaz, hak yerini bulur. Az kaldı! Bu ülke, bu parti; hırsızlardan, arsızlardan ve siyasi çıkarcıların kirli oyunlarından arınacak. Tarih, ihanetin bedelini soracaktır. Ve unutulmasın ki mahşere kadar sürecek olan bu mücadelede haklı olanlar er ya da geç kazanacaktır!