
Cumhuriyet’in Aydınlık Yolu ve Demokrasi Mücadelesi
Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde kritik bir eşikte olduğu bugünlerde, Cumhuriyet’in savunucuları olarak adalet, özgürlük ve halk iradesi için verilen mücadeleyi sürdürüyoruz.
Türkiye, tarihsel bir dönemeçte. Bir yanda hukuku, adaleti ve demokrasiyi kendi çıkarları doğrultusunda çiğneyenler, diğer yanda ise halkın iradesine, özgürlüğe ve eşitliğe inananların aydınlık mücadelesi var. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun işaret ettiği bu yol ayrımı, aslında halkın iradesiyle otoriter zihniyetin hesaplaşmasını temsil ediyor.
Biz, Cumhuriyet’in ve demokrasinin savunucuları olarak, bu mücadelede Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanındayız. Çünkü bizler, özgürlüğün, adaletin ve hukukun üstünlüğüne inananlarız. Bizim hayalimizdeki Türkiye; korkuya ve baskıya teslim olmayan, yoksulluğa ve eşitsizliğe mahkûm edilmeyen bir Türkiye’dir.
Otoriterleşmeye dayalı düzen, toplumu kutuplaştırarak, düşünce ve ifade özgürlüğünü baskılayarak varlığını sürdürüyor. Ancak bizler, halkın ortak aklıyla yükselen bir demokrasi inşa etmekte kararlıyız. Bu mücadeleyi sadece kendimiz için değil, çocuklarımız, gençlerimiz ve geleceğimiz için veriyoruz.
Bugün burada, Cumhuriyetçi Demokratik Direniş Cephesi olarak ilan ediyoruz: Sonuna kadar direneceğiz, sonuna kadar mücadele edeceğiz! Türkiye’yi karanlığa teslim etmeyeceğiz. Halkın iradesini yok sayanlara karşı, Cumhuriyet’in değerlerine ve demokrasiye sahip çıkacağız. Ne baskıya boyun eğeceğiz ne de yılacağız. Hep birlikte, omuz omuza, demokrasi yolunda yürümeye devam edeceğiz!