
CUMHURİYET HALK PARTİSİ KİMLERİN ELİNE KALDI….
CHP’de tartışmalı milletvekili transferi ve parti içindeki çelişkili açıklamalar, köklü partinin yönetim anlayışını sorgulatıyor. Atatürk’ün koltuğunda oturan bir lider, üyelerinin iradesini hiçe sayabilir mi?
Bir asrı aşkın süredir Türk siyasetine yön veren Cumhuriyet Halk Partisi, bugün kendi içinde yaşadığı çalkantılarla gündemde. 102 yıl önce savaş meydanlarında kurulan bu köklü partinin geldiği nokta, üyelerinin iradesine rağmen alınan kararlarla sorgulanır hale geldi.
Parti içinde tartışmalara neden olan bir milletvekili transferi meselesi, CHP Genel Başkanı tarafından TBMM grup toplantısında açıklandı. Ancak bu transferin perde arkası hâlâ belirsizliğini koruyor. Ne tür pazarlıklar yapıldı? Kim, hangi vaatlerle partiye davet edildi? Dahası, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bu süreçte referans olduğu iddia edilirken, ertesi gün bizzat kendisinin bunu yalanlaması, büyük bir çelişkiyi gözler önüne serdi.
Şimdi sormak gerekiyor:
• Şaibeli bir kurultayla göreve gelen, hâkim denetiminde ön seçim yapacağına dair söz verip ardından bunu hiçe sayan bir genel başkan, Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturmaya devam edebilir mi?
• Partisini yanlış bilgilendiren, elinde somut kanıt olmadan iddialarda bulunan bir lider, CHP’nin tarihine yakışır bir yönetim anlayışı sergileyebilir mi?
• Kamuoyuna yanıltıcı beyanda bulunduğu ortaya çıkan bir isim, hâlâ görevine devam edebilir mi?
Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti olan bir siyasi çınardır. Ancak görünen o ki, kökleri sağlam olan bu çınarın dalları, liyakatten ve ilkelerden uzak kararlarla sarsılmaya devam ediyor. Parti içi hesaplaşmalar ve kişisel çıkarlar, CHP’yi Atatürk’ün çizdiği rotadan ne kadar daha uzaklaştıracak?
Sorular ortada. Yanıt bekliyoruz.