
CHP’de Değerler mi Değişti, Yoksa İlkeler mi Göz Ardı Edildi?
CHP’de Adnan Beker’in partiye katılımı tartışmalara yol açtı. Geçmişte CHP’yi sert şekilde eleştiren Beker’in transferi, partinin ilkeleriyle ne kadar örtüşüyor? CHP’de kimlik erozyonu mu yaşanıyor?
CHP’nin son günlerdeki en tartışmalı gelişmelerinden biri, İYİ Parti’den istifa eden Adnan Beker’in partiye katılımı oldu. Ancak Beker’in geçmişteki açıklamaları göz önüne alındığında, bu durum sadece bir transfer değil, CHP’nin temel değerleri açısından ciddi bir sorgulama gerektiren bir karar niteliğinde.
Adnan Beker, Millet İttifakı’nın ortak adayı olarak girilen seçimlerde açıkça CHP’ye ve onun adayına oy verilmemesi gerektiğini söylemiş, seçim sonrası ise Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan’a oy verdiğini bizzat beyan etmiş bir isim. Üstelik bu da yetmezmiş gibi, seçim sürecinde CHP’yi bir ilçeyi bile yönetemeyecek bir parti olarak nitelendirmiş, daha da ileri giderek CHP’nin Kandil’le iş birliği içinde olduğunu iddia etmişti.
Peki, böylesine ağır ithamlarda bulunan bir ismin partiye katılması CHP’nin ilkeleriyle bağdaşır mı? Bu sorunun yanıtını vermek zor değil: Elbette hayır. Ancak burada daha kritik bir soru var: Adnan Beker’i partiye davet edenlerin, Adnan Beker’den ne farkı var?
Seçim öncesinde Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında olduğunu söyleyerek destek mesajları veren, ancak milletvekili olduktan sonra onun aleyhine hareket edenlerle Beker arasında nasıl bir fark var? CHP’nin içinde yıllardır mücadele veren, emeğini ve fedakârlığını ortaya koyan isimler göz ardı edilirken, partinin temel değerlerine açıkça ters düşen isimlerin içeriye alınması, CHP’yi halkın partisi olmaktan uzaklaştırmaz mı?
Bugün yaşanan durum, basit bir transfer hareketi değil, partinin köklü değerlerinden uzaklaştırılma sürecidir. Ancak asıl tehlike, buna sessiz kalınmasıdır. Sessizlik, sadece bu süreci yönetenlerin elini güçlendirir.
CHP tabanı kaynıyor. Partiyi yeniden halkın partisi yapmak, Atatürk’ün çizdiği rotadan saptırılmasına izin vermemek için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Aksi takdirde, CHP kimlik erozyonuna uğrayan, siyasi hesapların gölgesinde şekillenen bir yapıya dönüşme riskiyle karşı karşıya kalacaktır.