
CHP Bursa’da Koltuk Kavgası ve Örgütten Kopuş Tehlike Çanları Çaldırıyor
Bursa’da CHP’li belediyeler, partililer arasında artan huzursuzluk ve iç çekişmelerle gündemde. Seçimlerden geçen bir yılın ardından, ne vaatler yerine getirildi ne de örgütle sağlıklı bir iletişim kuruldu. Partinin içindeki bu rahatsızlık, herkesin birbirinin açığını kolladığı, bireysel çıkarların ön planda olduğu bir ortam yaratmış durumda. En büyük soru ise şu: CHP’liler neden kendi yönettikleri belediyelerin açıklarını kolluyor?
Bu sorunun yanıtı, örgüt içindeki kırgınlıklar ve vaatlerin boşa çıkmasında yatıyor. Partililer, seçim döneminde kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını düşünüyor olabilir. Ya da koltuğa oturan belediye başkanları, partilileri unuttuğu için bu tepkiler artıyor. Ne olursa olsun, bir gerçek var: yönetimlerin artık sorumluluklarını yerine getirme ve samimi bir şekilde örgütle iletişim kurma zamanı geldi.
Seçim Vaatleri Unutuldu, Örgüt Dışlandı
Seçim döneminde “halkçı belediyecilik” vaatleriyle sahneye çıkanlar, bugün kendi partililerini dışlamaya başlamış durumda. Seçim gecesi meydanları dolduran, sandık başlarında nöbet tutan emekçiler şimdi dışlanmış durumda. Belediyeler CHP’nin emeğiyle kazanıldı, fakat gelinen noktada örgüt yok sayılarak yönetilmeye çalışılıyor.
Bozbey, Aydın ve Özdemir: Örgüte Neden Sırtını Döndü?
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de aynı şekilde örgüte sırt çevirdiği iddia ediliyor. Belediyelerde liyakat değil, kayırmacılık hâkim. CHP’nin il yönetiminden birçok isim, belediye iştiraklerinden “huzur hakkı” adı altında maaşlar alarak yönetim kurullarına atanmış. Bu durum, partinin örgüt yapısının zayıflamasına yol açarken, bazı isimlerin maaşlarla susturulması, sistemin parçası haline getirilmesine sebep olmuş.
Bursa İl Başkanlığı’nda Güç Gösterisi: Parti İçinde Kırılmalar Derinleşiyor
Bursa örgütündeki gidişat, il başkanlığındaki değişen dengelerle daha da belirginleşiyor. CHP İl Başkanı, halkla iç içe, mütevazı ve örgütü temsil eden biri olmalıydı; fakat görünen o ki, il başkanının makam arabası, özel şoförü ve pahalı kıyafetleriyle bir bürokrat gibi hareket etmesi, partinin misyonuyla örtüşmüyor. Belediye başkanları kazanılan belediyelerle güç gösterisi yapmayı tercih ederken, bu durum partinin halkla olan bağını zayıflatıyor.
İl Başkanı ve Delege Pazarlıkları: Liyakatsizlik Sorunu
Bursa’daki iç hesaplaşmaların bir örneği de il yönetiminden belediyelere kritik pozisyonlara getirilen isimler. Seçim öncesinde verilen sözler, delegelerle yapılan pazarlıklar ve kongre süreçlerindeki tarafsızlık iddiaları, partililer arasında büyük kırgınlıklara yol açıyor. Belediye başkanları, delegelere destek sözü verip onları göz ardı ederken, partililerin güvenini kaybediyor. Bu durum yalnızca partinin içindeki güveni sarsmakla kalmıyor, aynı zamanda halkın CHP’ye olan inancını da zedeliyor.
Ekrem İmamoğlu’nun Adaylığı: Algı ve Gerçeklik Arasındaki Savaş
CHP’de bir başka sıcak gündem maddesi ise Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı. Bu süreç, CHP içindeki kliklerin İmamoğlu’nu parlatma uğruna algı operasyonlarına girişmesiyle çalkalanacak gibi görünüyor. Toplantılarda 500 kişi varken, bu sayılar 5000 olarak gösterilecek, fotoğraflarda kalabalık izlenimi yaratılacak. Partinin içindeki muhalif sesler susturulacak, disiplin süreçleri işletilecek, delegeler cezalandırılacak. Kısacası, CHP içindeki demokrasi iddialarının tam tersi bir tasfiye hareketi hızla gerçekleşecek.
Genel Merkez’in İşbilmezliği ve Parti İçindeki Liyakat Sorunları
CHP Genel Merkezi, parti içindeki liyakatsiz yönetim ve nepotizmle ilgilenmek yerine, şaibeli kurultay iddialarına takılıp kalıyor. Yerel yönetimler ve belediyelerdeki sorunlar görmezden geliniyor. Partililer, genel merkezin ilgisizliğinden büyük bir kırgınlık içinde. Genel merkez, belediyelerle ilgili yaşanan liyakatsizlik ve kayırmacılık gibi meselelerle ilgilenmek yerine, kendi içindeki sorunlarla uğraşıyor. Bu ilgisizlik, belediyelerdeki yönetim zaafiyetini artırarak parti içindeki dengeleri olumsuz etkiliyor.
CHP’nin Bursa’daki Geleceği Tehlikede
Bugün CHP Bursa örgütünde yaşanan kriz, sadece bir iç çekişme meselesi değil. Eğer bu gidişat devam ederse, CHP’nin Bursa’daki kazanımlarını koruması mümkün olmayacak. Belediye başkanları, halkın sorunlarına odaklanmak yerine koltuklarını korumak için mücadele ederse, bu düzen sürdürülemez. Şu an belediyelerdeki pek çok pozisyon kayırmacılık ve liyakatsizlikle doldurulmuş durumda. Halkın güvenini kaybeden CHP, seçimlerde ciddi bir avantajı kaybetmiş olacak.
CHP’nin Kendi İçinde Yüzleşmesi Gerek
CHP, Bursa’daki belediyelerde şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını benimsemezse, kriz daha da derinleşecek. Belediye başkanları, örgütü dışlamak yerine, partinin ortak aklıyla hareket etmeli ve halka hizmet etmeye odaklanmalıdır. Eğer bu yönetim anlayışı değişmezse, CHP’nin Bursa’daki uzun vadeli başarısı tehlikeye girecektir. Halkın refahı için mi çalışıyorlar, yoksa koltuklarını korumak için mi? Bu sorunun cevabı, CHP’nin Bursa’daki geleceğini belirleyecek.